Yeşil Ekonomi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yeşil Ekonomi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

04 Mart

AB Temiz Sanayi Mutabakatı (EU Clean Industrial Deal)


Avrupa Birliği için artık karbonsuzlaştırma ve döngüsel ekonomi, bir çevre politikası tercihi değil; ekonomik rekabetin zorunlu koşulu. Temiz Sanayi Mutabakatı (Clean Industrial Deal) bunun stratejik karşılığı. 

Bugün AB’nin net sera gazı emisyonları, 1990 yılına kıyasla %37 daha düşük. Aynı dönemde GSYİH %68 artmış durumda. Bu ilerleme, karbonsuzlaştırmanın ekonomik büyüme ve refahın itici gücü olduğunu vurgulayarak Avrupalılar için yeni yollar açıyor. 

AB, Temiz Sanayi'yi geleceğin ekonomisi olarak değil, bugünün rekabet gerçeği olarak konumlandırıyor. Temiz Sanayi Mutabakatı bu sürecin hem sanayi için hem ihracat için hem de istihdamın dönüşümü için yol haritası niteliğinde.

Temiz Sanayi Mutabakat'nın temel unsurları:

✅Uygun fiyatlı enerjiye erişim

✅Önde gelen pazarlar: Temiz arz ve talebin artırılması

Temiz geçişin finansmanı

Döngüsel ekonomiyi güçlendirmek: Malzemelere ve kaynaklara güvenli erişim

Küresel pazarlara erişim ve uluslararası ortaklıklar

Sosyal adalet ve adil bir geçiş için beceriler ve kaliteli işler

Temiz Sanayi Mutabakatı'nın sektörler genelinde uygulanması

03 Şubat

AB'nin Rekabetçilik Pusulası: Avrupa’nın Geleceğe Atacağı Adımlar



Avrupa Birliği, 29 Ocak 2025 tarihinde, Competitiveness Compass (Rekabetçilik Pusulası) adı verilen yeni bir yol haritası yayınlayarak, kıtanın ekonomik dinamizmini yeniden canlandırmayı ve sürdürülebilir bir büyümeyi güvence altına almayı hedefliyor.

Rekabetçilik Pusulası,  Mario Draghi'nin Avrupa rekabet gücünün geleceğine ilişkin raporunun analizine dayanıyor.




Draghi raporunda AB'nin rekabet gücünü artırması için  üç gereklilik tespit edilmiş:

🔍Yenilik açığını kapatmak 

🔍Ekonomiyi karbondan arındırmak

🔍Bağımlılıkları azaltmak

Pusula, bu zorunlulukların gerçeğe dönüştürülmesine yönelik bir yaklaşım ortaya koymaktadır. 

Rekabetçilik Pusulası ile AB’nin “yeşil” ve “rekabetçi” olma hedeflerini birbirine kaynaştırma çabası ile sürdürülebilirlik ve büyüme arasındaki dengeyi kurma isteği güçlü şekilde hissediliyor.

 Pusula'nın Temel Hedefleri: Üç Dönüştürücü Zorunluluk

🌈İnovasyon Açığını Kapatmak: Yeni teknolojilerin (kuantum, biyoteknoloji, uzay, ileri malzemeler, yapay zeka vs.) geliştirilmesinin ve yayılmasının hızlandırılması; start-up ve scale-up şirketlerine daha iyi destek verilmesi hedefleniyor.

🌈Ekonomiyi Sera Gazı Salınımını Azaltırken Rekabetçi Kılmak (Decarbonisation + Competitiveness): Sanayi sektörlerinde temiz teknolojilere geçişin teşvik edilmesi, enerjinin uygun fiyatlı ve çevre dostu hale getirilmesi, özellikle “enerji yoğun” sektörlerde dönüşümün desteklenmesi planlanıyor.

🌈Bağımlılıkları Azaltmak / Stratejik Güvenliği Artırmak:Kritik hammadde tedariki, temiz enerji kaynakları, teknolojik altyapı gibi “stratejik alanlarda” dışa bağımlılığın azaltılması ve tedarik zincirlerinin güvenliğinin sağlanması vurgulanıyor.

Destekleyici Araçlar – Yatay İnisiyatifler

Bu üç zorunluluk alanının üzerine, pusula, bütün sektörler ve üye devletlerde rekabet gücünü arttırmak için “yatay etkenler” diyebileceğimiz destekleyici başlıklar koyuyor; 

  • Basitleştirme (Simplification): Mevzuat, raporlama kuralları, bürokratik engeller — özellikle sürdürülebilirlik (raporlama, due diligence) yükümlülüklerinde kolaylıklar getirilmesi. 
  • Tek Pazarın Engellerinin Kaldırılması: Üye devletler arasında uyum, tek pazar içinde iş yapmanın, sınırları aşmanın kolaylaştırılması.
  • Finanslama Rekabetinin Güçlendirilmesi: Yatırımların akışının kolaylaştırılması, risk sermayesinin büyütülmesi, tasarrufların yatırım fırsatlarına dönüştürülmesi. 
  • Nitelikli İş Gücü ve Beceri Geliştirme: Eğitim, yeniden beceri kazandırma, yetenekli çalışanların istihdamı, dijital yetkinlikler ve yüksek teknoloji alanlarında uzmanlaşma sağlanması.
  • Daha İyi Koordinasyon: AB düzeyinde ve üye devletler arasında politikaların eşgüdümlü olması, yatırımların stratejik olarak yönlendirilmesi, mevzuat süreçlerinde ortaklıkların artırılması.

18 Ekim

Ticaret ve Çevre Haftası

Dünya Ticaret Örgütü (WTO) Sekreteryası tarafından 7-11 Ekim 2024 tarihleri arasında düzenlenen Beşinci Ticaret ve Çevre Haftası'nda temiz enerji için temel bir itici güç olarak ticaret politikaları tartışıldı.

Ticaret ve Çevre Haftası boyunca, DTÖ üyeleri tarafından düzenlenen yan etkinlikler; plastik kirliliği, kritik mineraller, sürdürülebilir tarım, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA), gönüllü sürdürülebilirlik standartları, gömülü emisyonların hesaplanması, çevresel mal ve hizmetler, yenilenebilir enerji, doğa dostu ticaret ve ticaretle ilgili iklim önlemleri gibi çok çeşitli konulara odaklandı.

25 Eylül

Yeşil Tedarik Zincirleri, Düşük karbon Ekonomisi ve Dış Ticarete Yansımaları



Türk Dışticaret Vakfı tarafından düzenlenen "Dış Ticaret Uzmanlık
Eğitimi Sertifika programında "Yeşil Tedarik Zincirleri ve Dış Ticaret" ile "Düşük Karbon Ekonomisi ve Dış Ticarete Yansımaları" konularını paylaştım.

Sürdürülebilir Kalkınma için Küresel Amaçlar ve Avrupa Yeşil Mutabakatıyla değişen rekabetin kuralları, döngüsel ekonomi ve düşük karbon ekonomisi uygulamaları ile şekilleniyor. Dış ticaret açısından bu değişimi nasıl okumalıyız? Hedef pazar ve sektör analizinde dikkate alınması gereken yeni kriterler neler olacak? Nasıl hazırlanacağız? Dönüşümün finansmanını nasıl sağlayacağız? gibi bir çok konuyu inceledik.





Eğitmenlerinden olduğum sezonun ikinci Dış Ticaret Uzmanlık Eğitimi Sertifika Programı Zoom üzerinden 29 EKİM 2022 günü başlayacak.
Yine, "Yeşil Tedarik Zincirleri ve Dış Ticaret" ile "Düşük Karbon Ekonomisi ve Dış Ticarete Yansımaları" konularını paylaşacağım.



09 Eylül

OVP - Orta Vadeli Programda Yeşil Dönüşüm


4 Eylül 2022 tarihli Resmî Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlanan ve 2023–2025 dönemine ilişkin ekonomik hedefleri içeren Orta Vadeli Program’da (OVP), “Yeşil Dönüşüm”e yönelik makroekonomik hedef ve politikalara da yer almaktadır.

"İklim değişikliği nedeniyle düşük karbon ekonomisine geçiş, küresel ölçekte giderek daha fazla önem kazanmaktadır. İhracatımızda en büyük paya sahip olan Avrupa Birliği, küresel düzeyde yaşanan enerji krizine bağlı olarak önceliklerini yeniden belirlemiş; sıfır emisyonlu, kaynak verimliliğini esas alan ve rekabetçi bir ekonomiye ulaşma hedefi doğrultusunda politikalarında önemli ilerlemeler kaydetmiştir.

2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda iklim değişikliğiyle mücadelede benimsenen yeni yapısal dönüşüm perspektifi, sürdürülebilir kalkınmanın sağlanması açısından kritik bir öneme sahiptir. Program döneminde, iklim değişikliğinin çevresel, sosyal ve ekonomik alanlardaki çok boyutlu etkileri dikkate alınarak, kalkınma öncelikleri çerçevesinde ekonominin tüm alanlarında ve tüm sektörlerde yeşil dönüşüme yönelik adımların atılmasına devam edilecektir." 

29 Haziran

İklim Şurası Sonuç Raporu Açıklandı

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 21-25 Şubat tarihlerinde düzenlenen İklim Şurası'nda, 
İklim Uyumlu Şehirlerİklim Dostu TarımKuraklık Eylem PlanıÇevreci ve Temiz Ulaşım AğıYeşil EnerjiYeşil Ekonomi ve İklim Eğitimi alanlarında alınan kararlar sonuç raporu ile açıklandı.  

15 Kasım

COP26 Müzakerelerinin Sonuç Raporu Açıklandı


Birleşik Krallık, 31 Ekim - 13 Kasım 2021 tarihlerinde Glasgow'da 26. BM Taraflar İklim Değişikliği Konferansı'na (COP26) ev sahipliği yaptı.

Paris Anlaşması ve BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin hedeflerine yönelik eylemleri hızlandırmak için bir araya gelen taraflar arasındaki  müzakerelerin  sonuçları açıklandı. 
Ulaşmak için tıklayınız.




30 Eylül

Yeşil Çalışma Hayatı; Yeşil İşler ve Yeşil Beceriler


UNEP tarafından yeşil işler şu şekilde tanımlanmaktadır: Enerji ve hammadde tüketimini azaltır, sera gazı emisyonlarını sınırlar, atık ve kirliliği en aza indirir, ekosistemleri korur ve onarır, işletmelerin ve toplulukların iklim değişikliğine uyum sağlamasına imkân tanır. Ayrıca yeşil işlerin aynı zamanda insana yakışır işler olması gerekir (UNEP, 2008). 

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) yeşil işleri; " İster imalat ve inşaat gibi geleneksel sektörlerde olsun, isterse yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği gibi yeni ortaya çıkan yeşil sektörlerde olsun, çevreyi korumaya veya eski haline getirmeye katkıda bulunan insana yakışır işlerdir." şeklinde tanımlıyor. 

Yeşil işler;
Enerji ve hammadde verimliliğini artırmaya,
Sera gazı emisyonlarını sınırlamaya,
Atık ve kirliliği en aza indirmeye,
Ekosistemleri korumaya ve geri kazandırmaya,
İklim değişikliğinin etkilerine uyumu desteklemeye katkı sağlıyor.   

Yeşil işlerden beklenen faydaların sağlanabilmesi ise kirlilik azaltma ve atık önleme, çevresel iyileştirme, sürdürülebilir tedarik, enerji üretimi ve yönetimi gibi ekonomik faaliyetlerin çevresel sürdürülebilirliğini sağlayan becerilerin geliştirilmesi sürecini beraberinde getiriyor.