AB etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
AB etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Nisan 30, 2026

AB’nin Döngüsel Ekonomi ve Kritik Hammaddeler Politikası: 2030’a Doğru Yapısal Dönüşüm

🌲AB’de döngüsel malzeme kullanım oranı 2024 yılı itibarıyla %12 seviyesinde olup, 2030 yılına kadar bu oranın %24’e çıkarılması hedefleniyor.
 

Bu doğrultuda, 2026 yılında kabul edilmesi planlanan Döngüsel Ekonomi Yasası (Circular Economy Act) ile ikincil hammaddeler için bir Tek Pazar oluşturulması, yüksek kaliteli geri dönüştürülmüş malzemelerin arzının artırılması ve bu malzemelere yönelik talebin AB genelinde canlandırılması amaçlanmakta.

Bu kapsamda, 30 Nisan tarihinde düzenlenen üst düzey diyalog toplantısında; Tek Pazar’ın döngüsel ekonomi için nasıl daha etkin hale getirilebileceği, AB’nin ekonomik güvenliği ve dayanıklılığı açısından atıklardan kritik hammaddelerin geri kazanımı ve ikincil hammaddeler için daha güçlü bir pazarın nasıl oluşturulabileceği konuları ele alınmıştır.

Bu sürece paralel olarak, Döngüsel Ekonomi Yasası kapsamında son paydaş çalıştayının da gerçekleştirildiği bilgisi paylaşılmıştır.


🔎AB, 2030 yılına kadar kritik hammaddelerinin en az %25’ini geri kazanmayı hedefliyor.

Bu doğrultuda, Kritik Hammaddeler Yasası (Critical Raw Materials Act) kapsamında, Birliğin geri dönüşüm kapasitesinin stratejik hammaddelere yönelik yıllık tüketimin en az %25’ini karşılayabilecek düzeye ulaşması ve atıklardan her bir stratejik hammadde için geri kazanım miktarlarının önemli ölçüde artırılması öngörülmekte.

Ayrıca, AB ve ABD, kritik mineraller konusunda stratejik bir ortaklığa ilişkin bir Mutabakat Zaptı (MoU) imzaladı ve AB-ABD Kritik Mineraller Eylem Planı üzerinde anlaştı. 

Bu girişimler, AB'nin kritik hammaddeler konusunda işbirliğini derinleştirme taahhüdünü yansıtıyor.

Diğer taraftan, kritik hammaddelerde  ihracat kısıtlamaları  artıyor. Kritik öneme sahip ham maddeler, küresel enerji dönüşümünü ve dijital ekonomiyi yönlendiren teknolojilerin temelini oluşturuyor. 

Ancak, bu hammaddeleri üreten bazı ülkeler ihracatı kısıtlamakta ve bu kısıtlamaların tarihsel olarak en yüksek seviyelere ulaştığı görülmekte. OECD'nin "Kritik hammaddeler: İhracat kısıtlamaları neden artıyor ve bu durum küresel tedarik zincirleri için ne anlama geliyor?" konulu makalesi, bu eğilimin nedenlerini, küresel tedarik zincirleri için ne anlama geldiğini ve politika yapıcıların bu konuda neler yapabileceğini inceliyor. 

Şubat 04, 2026

Avrupa Birliği - Hindistan Serbest Ticaret Anlaşması: Ticaret ve Sürdürülebilir Kalkınma

Avrupa Birliği ile Hindistan arasında şekillenen yeni anlaşma, yalnızca ticaret hacmini artırmayı hedefleyen klasik bir serbest ticaret anlaşması değil; aynı zamanda çevresel ve sosyal standartları merkeze alan bütüncül bir çerçeve sunuyor.

Anlaşma, kapsamında yer alan Ticaret ve Sürdürülebilir Kalkınma  bölümü; işçi haklarının korunması, kadınların güçlendirilmesi, ticaretle bağlantılı çevre ve iklim konularında diyalog ve iş birliği  için bir platform oluşturulması ve taahhütlerin etkin biçimde uygulanmasının güvence altına alınması gibi unsurları içeriyor. 

Bu başlıklar, sürdürülebilirlik boyutunun anlaşmanın yapısal bir bileşeni olarak tasarlandığını gösteriyor.

Bu yaklaşım, ticaret politikalarının artık yalnızca gümrük tarifeleri veya pazar erişimiyle sınırlı olmadığını; sosyal ve çevresel boyutları da içeren bir yönetişim aracına dönüştüğünü açıkça ortaya koyuyor.

AB – Hindistan İklim Eylemi Platformu: 500 Milyon Avroluk Destek

Taraflar ayrıca iklim eylemi alanında iş birliğini derinleştirmek amacıyla bir Mutabakat Zaptı (MoU) imzalamayı planlıyor. Bu kapsamda kurulacak olan AB–Hindistan İklim Platformu, 2026 yılının ilk yarısında faaliyete geçecek.

Platformun amacı:

  • Hindistan’ın sera gazı emisyonlarını azaltma çabalarını desteklemek,

  • Uzun vadeli ve sürdürülebilir sanayi dönüşümünü hızlandırma çabalarına yardımcı olmak.

Mart 04, 2025

AB Temiz Sanayi Mutabakatı (EU Clean Industrial Deal)


Avrupa Birliği için artık karbonsuzlaştırma ve döngüsel ekonomi, bir çevre politikası tercihi değil; ekonomik rekabetin zorunlu koşulu. Temiz Sanayi Mutabakatı (Clean Industrial Deal) bunun stratejik karşılığı. 

Bugün AB’nin net sera gazı emisyonları, 1990 yılına kıyasla %37 daha düşük. Aynı dönemde GSYİH %68 artmış durumda. Bu ilerleme, karbonsuzlaştırmanın ekonomik büyüme ve refahın itici gücü olduğunu vurgulayarak Avrupalılar için yeni yollar açıyor. 

AB, Temiz Sanayi'yi geleceğin ekonomisi olarak değil, bugünün rekabet gerçeği olarak konumlandırıyor. Temiz Sanayi Mutabakatı bu sürecin hem sanayi için hem ihracat için hem de istihdamın dönüşümü için yol haritası niteliğinde.

Temiz Sanayi Mutabakat'nın temel unsurları:

✅Uygun fiyatlı enerjiye erişim

✅Önde gelen pazarlar: Temiz arz ve talebin artırılması

Temiz geçişin finansmanı

Döngüsel ekonomiyi güçlendirmek: Malzemelere ve kaynaklara güvenli erişim

Küresel pazarlara erişim ve uluslararası ortaklıklar

Sosyal adalet ve adil bir geçiş için beceriler ve kaliteli işler

Temiz Sanayi Mutabakatı'nın sektörler genelinde uygulanması

Şubat 03, 2025

AB'nin Rekabetçilik Pusulası: Avrupa’nın Geleceğe Atacağı Adımlar



Avrupa Birliği, 29 Ocak 2025 tarihinde, Competitiveness Compass (Rekabetçilik Pusulası) adı verilen yeni bir yol haritası yayınlayarak, kıtanın ekonomik dinamizmini yeniden canlandırmayı ve sürdürülebilir bir büyümeyi güvence altına almayı hedefliyor.

Rekabetçilik Pusulası,  Mario Draghi'nin Avrupa rekabet gücünün geleceğine ilişkin raporunun analizine dayanıyor.




Draghi raporunda AB'nin rekabet gücünü artırması için  üç gereklilik tespit edilmiş:

🔍Yenilik açığını kapatmak 

🔍Ekonomiyi karbondan arındırmak

🔍Bağımlılıkları azaltmak

Pusula, bu zorunlulukların gerçeğe dönüştürülmesine yönelik bir yaklaşım ortaya koymaktadır. 

Rekabetçilik Pusulası ile AB’nin “yeşil” ve “rekabetçi” olma hedeflerini birbirine kaynaştırma çabası ile sürdürülebilirlik ve büyüme arasındaki dengeyi kurma isteği güçlü şekilde hissediliyor.

 Pusula'nın Temel Hedefleri: Üç Dönüştürücü Zorunluluk

🌈İnovasyon Açığını Kapatmak: Yeni teknolojilerin (kuantum, biyoteknoloji, uzay, ileri malzemeler, yapay zeka vs.) geliştirilmesinin ve yayılmasının hızlandırılması; start-up ve scale-up şirketlerine daha iyi destek verilmesi hedefleniyor.

🌈Ekonomiyi Sera Gazı Salınımını Azaltırken Rekabetçi Kılmak (Decarbonisation + Competitiveness): Sanayi sektörlerinde temiz teknolojilere geçişin teşvik edilmesi, enerjinin uygun fiyatlı ve çevre dostu hale getirilmesi, özellikle “enerji yoğun” sektörlerde dönüşümün desteklenmesi planlanıyor.

🌈Bağımlılıkları Azaltmak / Stratejik Güvenliği Artırmak:Kritik hammadde tedariki, temiz enerji kaynakları, teknolojik altyapı gibi “stratejik alanlarda” dışa bağımlılığın azaltılması ve tedarik zincirlerinin güvenliğinin sağlanması vurgulanıyor.

Destekleyici Araçlar – Yatay İnisiyatifler

Bu üç zorunluluk alanının üzerine, pusula, bütün sektörler ve üye devletlerde rekabet gücünü arttırmak için “yatay etkenler” diyebileceğimiz destekleyici başlıklar koyuyor; 

  • Basitleştirme (Simplification): Mevzuat, raporlama kuralları, bürokratik engeller — özellikle sürdürülebilirlik (raporlama, due diligence) yükümlülüklerinde kolaylıklar getirilmesi. 
  • Tek Pazarın Engellerinin Kaldırılması: Üye devletler arasında uyum, tek pazar içinde iş yapmanın, sınırları aşmanın kolaylaştırılması.
  • Finanslama Rekabetinin Güçlendirilmesi: Yatırımların akışının kolaylaştırılması, risk sermayesinin büyütülmesi, tasarrufların yatırım fırsatlarına dönüştürülmesi. 
  • Nitelikli İş Gücü ve Beceri Geliştirme: Eğitim, yeniden beceri kazandırma, yetenekli çalışanların istihdamı, dijital yetkinlikler ve yüksek teknoloji alanlarında uzmanlaşma sağlanması.
  • Daha İyi Koordinasyon: AB düzeyinde ve üye devletler arasında politikaların eşgüdümlü olması, yatırımların stratejik olarak yönlendirilmesi, mevzuat süreçlerinde ortaklıkların artırılması.