AB etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
AB etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Temmuz 23, 2026

Avrupa’nın Elektrifikasyon Gündemi ve Electrify Now Girişimi

Avrupa’nın “ilk elektro-kıta” olma hedefi ile küresel Electrify Now girişimi, enerji dönüşümünün yeni aşamasının temiz elektrik üretiminden ekonominin kapsamlı biçimde elektrikifasyonuna doğru ilerlediğini gösteriyor.

  • Avrupa Birliği’nde elektrik, bugün nihai enerji tüketiminin yalnızca yaklaşık %23’ünü karşılıyor. Avrupa Komisyonu, bu payın artırılmasını enerji dönüşümünün yanı sıra Avrupa’nın rekabet gücü ve enerji güvenliği açısından da temel bir öncelik olarak görüyor. 
  • Bu doğrultuda 2030 yılı için yüzde 35’lik bir referans değer belirlenirken, sanayi, ulaşım ve binalarda elektrik kullanımını hızlandırmayı amaçlayan Elektrifikasyon Eylem Planı açıklandı.
  • 2040 yılı için öngörülen yüzde 46’lık gösterge niteliğindeki elektrifikasyon hedefinin ise 2030 sonrası Enerji Birliği Paketi kapsamında değerlendirilmesi planlanıyor.  

  •   🌳Elektrifikasyona  Bakış Değişiyor, Elektrifikasyon artık yalnızca;
    fosil yakıt kullanımını azaltmanın, sera gazı emisyonlarını düşürmenin, iklim hedeflerine ulaşmanın bir aracı olarak ele alınmıyor. Aynı zamanda;
    • ithal enerji kaynaklarına bağımlılığı azaltan,
    • jeopolitik ve ekonomik şoklara karşı dayanıklılığı artıran,
    • enerji maliyetlerini daha öngörülebilir hale getiren,
    • sanayinin rekabet gücünü destekleyen
    • stratejik bir ekonomik dönüşüm aracı olarak görülüyor.
    Bu ihtiyaçtan hareketle Avrupa Komisyonu, Electrify Now girişimini 23 Haziran 2026 tarihinde Londra İklim Eylem Haftası kapsamında başlattı.
    Girişimin ilk katılımcıları arasında;

    • COP30 Dönem Başkanlığı’nı yürüten Brezilya,
    • COP31 Başkanlığı kapsamında Türkiye ve Avustralya, COP31 Başkanlığı tarafından ortaya konulan yeni küresel hedef, 2035 yılına kadar nihai enerji talebinin %35’inin elektrikle karşılanması.

    Nisan 30, 2026

    AB’nin Döngüsel Ekonomi ve Kritik Hammaddeler Politikası: 2030’a Doğru Yapısal Dönüşüm

    🌲AB’de döngüsel malzeme kullanım oranı 2024 yılı itibarıyla %12 seviyesinde olup, 2030 yılına kadar bu oranın %24’e çıkarılması hedefleniyor.
     

    Bu doğrultuda, 2026 yılında kabul edilmesi planlanan Döngüsel Ekonomi Yasası (Circular Economy Act) ile ikincil hammaddeler için bir Tek Pazar oluşturulması, yüksek kaliteli geri dönüştürülmüş malzemelerin arzının artırılması ve bu malzemelere yönelik talebin AB genelinde canlandırılması amaçlanmakta.

    Bu kapsamda, 30 Nisan tarihinde düzenlenen üst düzey diyalog toplantısında; Tek Pazar’ın döngüsel ekonomi için nasıl daha etkin hale getirilebileceği, AB’nin ekonomik güvenliği ve dayanıklılığı açısından atıklardan kritik hammaddelerin geri kazanımı ve ikincil hammaddeler için daha güçlü bir pazarın nasıl oluşturulabileceği konuları ele alınmıştır.

    Bu sürece paralel olarak, Döngüsel Ekonomi Yasası kapsamında son paydaş çalıştayının da gerçekleştirildiği bilgisi paylaşılmıştır.


    🔎AB, 2030 yılına kadar kritik hammaddelerinin en az %25’ini geri kazanmayı hedefliyor.

    Bu doğrultuda, Kritik Hammaddeler Yasası (Critical Raw Materials Act) kapsamında, Birliğin geri dönüşüm kapasitesinin stratejik hammaddelere yönelik yıllık tüketimin en az %25’ini karşılayabilecek düzeye ulaşması ve atıklardan her bir stratejik hammadde için geri kazanım miktarlarının önemli ölçüde artırılması öngörülmekte.

    Ayrıca, AB ve ABD, kritik mineraller konusunda stratejik bir ortaklığa ilişkin bir Mutabakat Zaptı (MoU) imzaladı ve AB-ABD Kritik Mineraller Eylem Planı üzerinde anlaştı. 

    Bu girişimler, AB'nin kritik hammaddeler konusunda işbirliğini derinleştirme taahhüdünü yansıtıyor.

    Diğer taraftan, kritik hammaddelerde  ihracat kısıtlamaları  artıyor. Kritik öneme sahip ham maddeler, küresel enerji dönüşümünü ve dijital ekonomiyi yönlendiren teknolojilerin temelini oluşturuyor. 

    Ancak, bu hammaddeleri üreten bazı ülkeler ihracatı kısıtlamakta ve bu kısıtlamaların tarihsel olarak en yüksek seviyelere ulaştığı görülmekte. OECD'nin "Kritik hammaddeler: İhracat kısıtlamaları neden artıyor ve bu durum küresel tedarik zincirleri için ne anlama geliyor?" konulu makalesi, bu eğilimin nedenlerini, küresel tedarik zincirleri için ne anlama geldiğini ve politika yapıcıların bu konuda neler yapabileceğini inceliyor. 

    Şubat 04, 2026

    Avrupa Birliği - Hindistan Serbest Ticaret Anlaşması: Ticaret ve Sürdürülebilir Kalkınma

    Avrupa Birliği ile Hindistan arasında şekillenen yeni anlaşma, yalnızca ticaret hacmini artırmayı hedefleyen klasik bir serbest ticaret anlaşması değil; aynı zamanda çevresel ve sosyal standartları merkeze alan bütüncül bir çerçeve sunuyor.

    Anlaşma, kapsamında yer alan Ticaret ve Sürdürülebilir Kalkınma  bölümü; işçi haklarının korunması, kadınların güçlendirilmesi, ticaretle bağlantılı çevre ve iklim konularında diyalog ve iş birliği  için bir platform oluşturulması ve taahhütlerin etkin biçimde uygulanmasının güvence altına alınması gibi unsurları içeriyor. 

    Bu başlıklar, sürdürülebilirlik boyutunun anlaşmanın yapısal bir bileşeni olarak tasarlandığını gösteriyor.

    Bu yaklaşım, ticaret politikalarının artık yalnızca gümrük tarifeleri veya pazar erişimiyle sınırlı olmadığını; sosyal ve çevresel boyutları da içeren bir yönetişim aracına dönüştüğünü açıkça ortaya koyuyor.

    AB – Hindistan İklim Eylemi Platformu: 500 Milyon Avroluk Destek

    Taraflar ayrıca iklim eylemi alanında iş birliğini derinleştirmek amacıyla bir Mutabakat Zaptı (MoU) imzalamayı planlıyor. Bu kapsamda kurulacak olan AB–Hindistan İklim Platformu, 2026 yılının ilk yarısında faaliyete geçecek.

    Platformun amacı:

    • Hindistan’ın sera gazı emisyonlarını azaltma çabalarını desteklemek,

    • Uzun vadeli ve sürdürülebilir sanayi dönüşümünü hızlandırma çabalarına yardımcı olmak.

    Mart 04, 2025

    AB Temiz Sanayi Mutabakatı (EU Clean Industrial Deal)


    Avrupa Birliği için artık karbonsuzlaştırma ve döngüsel ekonomi, bir çevre politikası tercihi değil; ekonomik rekabetin zorunlu koşulu. Temiz Sanayi Mutabakatı (Clean Industrial Deal) bunun stratejik karşılığı. 

    Bugün AB’nin net sera gazı emisyonları, 1990 yılına kıyasla %37 daha düşük. Aynı dönemde GSYİH %68 artmış durumda. Bu ilerleme, karbonsuzlaştırmanın ekonomik büyüme ve refahın itici gücü olduğunu vurgulayarak Avrupalılar için yeni yollar açıyor. 

    AB, Temiz Sanayi'yi geleceğin ekonomisi olarak değil, bugünün rekabet gerçeği olarak konumlandırıyor. Temiz Sanayi Mutabakatı bu sürecin hem sanayi için hem ihracat için hem de istihdamın dönüşümü için yol haritası niteliğinde.

    Temiz Sanayi Mutabakat'nın temel unsurları:

    ✅Uygun fiyatlı enerjiye erişim

    ✅Önde gelen pazarlar: Temiz arz ve talebin artırılması

    ✅Temiz geçişin finansmanı

    ✅Döngüsel ekonomiyi güçlendirmek: Malzemelere ve kaynaklara güvenli erişim

    ✅Küresel pazarlara erişim ve uluslararası ortaklıklar

    ✅Sosyal adalet ve adil bir geçiş için beceriler ve kaliteli işler

    ✅Temiz Sanayi Mutabakatı'nın sektörler genelinde uygulanması

    Şubat 03, 2025

    AB'nin Rekabetçilik Pusulası: Avrupa’nın Geleceğe Atacağı Adımlar



    Avrupa Birliği, 29 Ocak 2025 tarihinde, Competitiveness Compass (Rekabetçilik Pusulası) adı verilen yeni bir yol haritası yayınlayarak, kıtanın ekonomik dinamizmini yeniden canlandırmayı ve sürdürülebilir bir büyümeyi güvence altına almayı hedefliyor.

    Rekabetçilik Pusulası,  Mario Draghi'nin Avrupa rekabet gücünün geleceğine ilişkin raporunun analizine dayanıyor.




    Draghi raporunda AB'nin rekabet gücünü artırması için  üç gereklilik tespit edilmiş:

    🔍Yenilik açığını kapatmak 

    🔍Ekonomiyi karbondan arındırmak

    🔍Bağımlılıkları azaltmak

    Pusula, bu zorunlulukların gerçeğe dönüştürülmesine yönelik bir yaklaşım ortaya koymaktadır. 

    Rekabetçilik Pusulası ile AB’nin “yeşil” ve “rekabetçi” olma hedeflerini birbirine kaynaştırma çabası ile sürdürülebilirlik ve büyüme arasındaki dengeyi kurma isteği güçlü şekilde hissediliyor.

     Pusula'nın Temel Hedefleri: Üç Dönüştürücü Zorunluluk

    🌈İnovasyon Açığını Kapatmak: Yeni teknolojilerin (kuantum, biyoteknoloji, uzay, ileri malzemeler, yapay zeka vs.) geliştirilmesinin ve yayılmasının hızlandırılması; start-up ve scale-up şirketlerine daha iyi destek verilmesi hedefleniyor.

    🌈Ekonomiyi Sera Gazı Salınımını Azaltırken Rekabetçi Kılmak (Decarbonisation + Competitiveness): Sanayi sektörlerinde temiz teknolojilere geçişin teşvik edilmesi, enerjinin uygun fiyatlı ve çevre dostu hale getirilmesi, özellikle “enerji yoğun” sektörlerde dönüşümün desteklenmesi planlanıyor.

    🌈Bağımlılıkları Azaltmak / Stratejik Güvenliği Artırmak:Kritik hammadde tedariki, temiz enerji kaynakları, teknolojik altyapı gibi “stratejik alanlarda” dışa bağımlılığın azaltılması ve tedarik zincirlerinin güvenliğinin sağlanması vurgulanıyor.

    Destekleyici Araçlar – Yatay İnisiyatifler

    Bu üç zorunluluk alanının üzerine, pusula, bütün sektörler ve üye devletlerde rekabet gücünü arttırmak için “yatay etkenler” diyebileceğimiz destekleyici başlıklar koyuyor; 

    • Basitleştirme (Simplification): Mevzuat, raporlama kuralları, bürokratik engeller — özellikle sürdürülebilirlik (raporlama, due diligence) yükümlülüklerinde kolaylıklar getirilmesi. 
    • Tek Pazarın Engellerinin Kaldırılması: Üye devletler arasında uyum, tek pazar içinde iş yapmanın, sınırları aşmanın kolaylaştırılması.
    • Finanslama Rekabetinin Güçlendirilmesi: Yatırımların akışının kolaylaştırılması, risk sermayesinin büyütülmesi, tasarrufların yatırım fırsatlarına dönüştürülmesi. 
    • Nitelikli İş Gücü ve Beceri Geliştirme: Eğitim, yeniden beceri kazandırma, yetenekli çalışanların istihdamı, dijital yetkinlikler ve yüksek teknoloji alanlarında uzmanlaşma sağlanması.
    • Daha İyi Koordinasyon: AB düzeyinde ve üye devletler arasında politikaların eşgüdümlü olması, yatırımların stratejik olarak yönlendirilmesi, mevzuat süreçlerinde ortaklıkların artırılması.