- Daha dengeli bir yaklaşım için riskler ve fırsatların net bir şekilde ayrılması,
- Kalite kültürü, değerler ve etik davranışlara daha güçlü vurgu,
- ISO'nun diğer yönetim sistemi standartlarıyla uyumun ve kullanım kolaylığının geliştirilmesi.
Eylül 06, 2026
ISO 9001:2026, Eylül 2026'da ISO 9001:2015'in Yerini Alıyor
Ağustos 29, 2026
Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi (TR ETS) Yönetmeliği Yayımlandı
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkanlığı’nın hazırladığı 42 madde, 6 geçici madde ve 7 ekten oluşan Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi (TR ETS) Yönetmeliği, 27 Ağustos 2026 tarihli ve 33353 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı.
Yönetmelik ile;
Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi’nin uygulanmasına ilişkin kuralların belirlendiği,
Halihazırda yürürlükte bulunan 17.05.2014 tarihli ve
29003 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Sera Gazı Emisyonlarının Takibi
Hakkında Yönetmelik” hükümleri ile tek bir mevzuat çatısı altında toplandığı,
Avrupa Birliği Emisyon Ticaret Sistemi ile uyumlu biçimde izleme, raporlama, doğrulama ve piyasa işleyişine ilişkin hükümler entegre edilerek ulusal ve uluslararası iklim yükümlülüklerinin yerine getirilmesini destekleyecek kurumsal ve düzenleyici altyapının oluşturulmasının hedeflendiği,
Ülkemizde kurulacak Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi
aracılığıyla sera gazı emisyonlarının azaltımının teşvik edilmesi, düşük karbon
üretim teknolojilerine geçişin hızlandırılması ve yeşil dönüşüm sürecinin
desteklenmesinin amaçlandığı,
Sistemin kapsamı, emisyon üst limiti, sera gazı emisyon izni, tahsisatların
dağıtımı, geçerliliği ve teslimi, piyasa esneklik mekanizmaları, piyasa
istikrar rezervi, yükümlülükler mekanizması ile izleme, raporlama ve
doğrulamaya ilişkin usul ve esasların düzenlendiği belirtilmektedir.
Kaynak:
İklim Değişikliği Başkanlığı
Temmuz 23, 2026
Avrupa’nın Elektrifikasyon Gündemi ve Electrify Now Girişimi
- ithal enerji kaynaklarına bağımlılığı azaltan,
- jeopolitik ve ekonomik şoklara karşı dayanıklılığı artıran,
- enerji maliyetlerini daha öngörülebilir hale getiren,
- sanayinin rekabet gücünü destekleyen
- stratejik bir ekonomik dönüşüm aracı olarak görülüyor.
- COP30 Dönem Başkanlığı’nı yürüten Brezilya,
- COP31 Başkanlığı kapsamında Türkiye ve Avustralya, COP31 Başkanlığı tarafından ortaya konulan yeni küresel hedef, 2035 yılına kadar nihai enerji talebinin %35’inin elektrikle karşılanması.
Haziran 09, 2026
T-MED Yatırım Platformu Eylül Ayında Faaliyete Geçecek
Avrupa Birliği, Akdeniz Paktı kapsamında Akdeniz bölgesinde yenilenebilir enerji ve temiz teknoloji yatırımlarını hızlandırmayı amaçlayan Akdeniz Ötesi Yenilenebilir Enerji ve Temiz Teknoloji İşbirliği Girişimi (T-MED)'i hayata geçiriyor.
Girişim, yenilenebilir enerji, yeşil hidrojen, temiz teknoloji üretimi ve modern elektrik şebekelerinin geliştirilmesini destekleyerek daha entegre, sürdürülebilir ve birbirine bağlı bir Akdeniz enerji pazarı oluşturmayı hedefliyor.
T-MED, 28 Kasım 2025 tarihinde
Barselona'da başlatılan ve Avrupa Birliği'nin Orta Doğu ve Kuzey Afrika
ülkeleriyle iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan Mediterranean Pact (Akdeniz
Paktı) kapsamında geliştirilen öncü girişimlerden biri olarak öne çıkıyor.
"Daha güçlü, daha sürdürülebilir ve daha entegre ekonomiler" vizyonu
üzerine inşa edilen paktın enerji ayağını büyük ölçüde T-MED oluşturuyor.
25 Milyar Avroluk Yatırım Hedefi
T-MED kapsamında 2035 yılına kadar
yaklaşık 25 milyar avroluk yatırımın harekete geçirilmesi hedefleniyor. Bu
amaçla Avrupa Komisyonu, European Commission tarafından yönetilen European Fund
for Sustainable Development Plus (EFSD+) kapsamında 5 milyar avroyu aşan
garanti kapasitesi tahsis edildiğini duyurdu. Söz konusu mekanizmanın, yenilenebilir
enerji ve temiz teknoloji alanlarında kamu ve özel sektör yatırımlarının önünü
açması bekleniyor.
T-MED Nasıl Uygulanacak?
Mayıs 29, 2026
1-5 Haziran 2026, Dünya Ticaret Örgütü Ticaret ve Çevre Haftası Gündemi
Dünya Ticaret Örgütü (WTO) Ticaret ve Çevre Komitesi tarafından organize edilen Ticaret ve Çevre Haftası, iklim değişikliği, sürdürülebilirlik ve küresel ticaret konularının ele alınacağı önemli bir uluslararası buluşma niteliği taşıyor.
🌻Sürdürülebilirlik için Tasarım: Küresel değer zincirlerinde ekotasarım ve dijital ürün pasaportları
🌿Sınırlar Ötesinde Su: Ticaret, Üretim ve Sürdürülebilir Kalkınma
Mayıs 20, 2026
2025 Verileri Ne Söylüyor? Avrupa’da İklim, Enerji ve Doğa
Avrupa’nın iklim göstergeleri artık yalnızca geleceğe ilişkin senaryoları değil, yaşanan dönüşümün somut sonuçlarını da ortaya koyuyor. 2025 yılına ilişkin veriler; sıcaklık artışlarından buzul kayıplarına, orman yangınlarından enerji dönüşümüne kadar pek çok alanda dikkat çekici gelişmelere işaret ediyor.
Özellikle iklim değişikliği, enerji dönüşümü, su kaynakları, biyoçeşitlilik ve doğal sistemler arasındaki ilişki daha görünür hale geliyor.
2025 yılında Avrupa’nın en az %95’inde yıllık ortalama sıcaklıklar ortalamanın üzerinde seyretti. Kuzey Kutbu’na yakın Fennoskandiya bölgesi ise üç hafta süren rekor bir sıcak hava dalgasından etkilendi; Kuzey Kutup Dairesi yakınlarında ve içinde sıcaklıklar 30°C’yi aştı. Kuzey coğrafyalarında görülen bu seviyedeki sıcaklıklar, iklim sistemindeki değişimin boyutunu ortaya koyan önemli göstergelerden biri olarak değerlendiriliyor.
Buzullar ve kar örtüsü açısından da dikkat çekici kayıplar yaşandı. Avrupa’nın tüm bölgelerindeki buzullarda net kütle kaybı meydana gelirken, İzlanda kayıtlara geçen en büyük ikinci buzul kaybını yaşadı. Kar örtüsü ortalamanın %31 altında kaldı. Grönland Buz Örtüsü ise 139 gigaton (139 milyar ton) buz kaybetti.
Deniz
ekosistemleri açısından da 2025 yılı dikkat çekici bir yıl oldu. Avrupa
bölgesinde yıllık deniz yüzeyi sıcaklığı rekor seviyeye ulaştı ve bölgenin
%86’sı en az “şiddetli” düzeyde deniz ısı dalgaları yaşadı. Deniz
sıcaklıklarındaki artış; deniz ekosistemleri, balıkçılık faaliyetleri ve kıyı
sistemleri açısından önemli risk alanlarını gündeme taşımaya devam ediyor.
Enerji dönüşümü açısından ise dikkat çekici bir gelişme yaşandı. 2025 yılında Avrupa’nın elektriğinin neredeyse yarısı (%46,4) yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılandı. Özellikle güneş enerjisinin katkı oranı %12,5 ile yeni bir rekor seviyeye ulaştı. Bu durum, enerji dönüşümünün Avrupa enerji sistemi içerisindeki ağırlığının giderek arttığını gösteriyor.
Mayıs 05, 2026
ISO14001:2015 ile karşılaştrıldığında 2026 sürümünde neler değişti?
Yapılan güncelleme, çevresel performansın yalnızca izlenen bir sonuç olmaktan çıkarılarak, iş stratejilerinin ayrılmaz bir parçası haline gelmesini destekliyor. Amaç: “doküman” değil gerçek etki üretmek.
- karar alma süreçlerini destekliyor,
- belirsizlik yönetimini güçlendiriyor.
Nisan 30, 2026
AB’nin Döngüsel Ekonomi ve Kritik Hammaddeler Politikası: 2030’a Doğru Yapısal Dönüşüm
Bu kapsamda, 30 Nisan tarihinde düzenlenen üst düzey diyalog toplantısında; Tek Pazar’ın döngüsel ekonomi için nasıl daha etkin hale getirilebileceği, AB’nin ekonomik güvenliği ve dayanıklılığı açısından atıklardan kritik hammaddelerin geri kazanımı ve ikincil hammaddeler için daha güçlü bir pazarın nasıl oluşturulabileceği konuları ele alınmıştır.
Bu sürece paralel olarak, Döngüsel Ekonomi Yasası kapsamında son paydaş çalıştayının da gerçekleştirildiği bilgisi paylaşılmıştır.
Nisan 07, 2026
2026 Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı - COP31 Ülkemizde Gerçekleştirilecek
Şubat 06, 2026
Küresel Riskler Raporu 2026’dan İklim Notları
Dünya Ekonomik Forumu Küresel Riskler Raporu 2026, Küresel Risk Algısı Anketi’nin bulgularını ortaya koyarak, giderek artan küresel belirsizlik ortamında çok taraflı diyaloğun ve iş birliğinin önemini güçlü biçimde vurguluyor.
Rapor, önümüzdeki dönemde küresel sistemi şekillendirmesi beklenen başlıca risk alanlarını beş temel başlık altında değerlendiriyor:
-
Jeopolitik riskler
-
Makroekonomik riskler
Çevresel riskler
-
Toplumsal riskler
-
Teknolojik riskler
Raporun birinci bölümü, dünya genelinde 1.300’ün üzerinde uzmanın katkısıyla gerçekleştirilen Küresel Risk Algısı Anketi’nin (GRPS) bulgularını sunarken; ikinci bölüm, seçilen altı tema çerçevesinde risklerin etkilerini ve aralarındaki karşılıklı bağlantıları derinlemesine analiz etmektedir. Bu çerçevede rapor, farklı zaman ufuklarında risk görünümünün nasıl değiştiğini karşılaştırmalı olarak ortaya koymaktadır.
Raporda vurgulanan zorlukların; jeopolitik şoklardan hızlı teknolojik değişime, iklim istikrarsızlığından toplumsal gerilimlere ve ekonomik risklere kadar uzanan geniş bir alanı kapsadığı belirtilmektedir. Bu zorlukların, hem karşı karşıya olunan potansiyel tehlikelerin ölçeğini ortaya koyduğu hem de bundan sonraki sürecin nasıl şekilleneceğine ilişkin ortak sorumluluğu görünür kıldığı ifade edilmektedir.
Raporda ayrıca, kuantum teknolojilerindeki hızlı
ilerlemenin; iklim ve hava durumu modellemelerinin doğruluk ve hızının
artırılmasından yeni ilaçların keşfine kadar uzanan alanlarda, toplumlar ve
ekonomiler açısından önemli fırsatlar sunma potansiyeline sahip olduğu
değerlendirilmektedir.
Şubat 04, 2026
Avrupa Birliği - Hindistan Serbest Ticaret Anlaşması: Ticaret ve Sürdürülebilir Kalkınma
Avrupa Birliği ile Hindistan arasında şekillenen yeni anlaşma, yalnızca ticaret hacmini artırmayı hedefleyen klasik bir serbest ticaret anlaşması değil; aynı zamanda çevresel ve sosyal standartları merkeze alan bütüncül bir çerçeve sunuyor.
Anlaşma, kapsamında yer alan Ticaret ve Sürdürülebilir Kalkınma bölümü; işçi haklarının korunması, kadınların güçlendirilmesi, ticaretle bağlantılı çevre ve iklim konularında diyalog ve iş birliği için bir platform oluşturulması ve taahhütlerin etkin biçimde uygulanmasının güvence altına alınması gibi unsurları içeriyor.
Bu başlıklar, sürdürülebilirlik boyutunun anlaşmanın yapısal bir bileşeni olarak tasarlandığını gösteriyor.
Bu yaklaşım, ticaret politikalarının artık yalnızca gümrük tarifeleri veya pazar erişimiyle sınırlı olmadığını; sosyal ve çevresel boyutları da içeren bir yönetişim aracına dönüştüğünü açıkça ortaya koyuyor.
AB – Hindistan İklim Eylemi Platformu: 500 Milyon Avroluk Destek
Taraflar ayrıca iklim eylemi alanında iş birliğini derinleştirmek amacıyla bir Mutabakat Zaptı (MoU) imzalamayı planlıyor. Bu kapsamda kurulacak olan AB–Hindistan İklim Platformu, 2026 yılının ilk yarısında faaliyete geçecek.
Platformun amacı:
-
Hindistan’ın sera gazı emisyonlarını azaltma çabalarını desteklemek,
-
Uzun vadeli ve sürdürülebilir sanayi dönüşümünü hızlandırma çabalarına yardımcı olmak.
Şubat 02, 2026
Yeşil Beceriler ve Gençler İçin Yeni İş Fırsatları
Ocak 08, 2026
Yeşil Ekonomi: Dünyanın en hızlı büyüyen ikinci sektörü
Dünya Ekonomik Forumu'ndan bir CEO Rehberi.
Bir zamanlar
niş bir alan olarak görülen Yeşil Ekonomi, dünya çapında endüstrileri, inovasyonu
ve yatırım akışlarını şekillendiren 5 trilyon dolarlık bir pazar. Son on
yılda, yalnızca teknoloji sektörünün gerisinde kalarak dünyanın en hızlı
büyüyen ikinci sektörü oldu. 2030 yılına kadar yıllık %6 oranında büyüyerek 7
trilyon doları aşması bekleniyor.
Enflasyon,
ticaret aksamaları ve jeopolitik gerilimler nedeniyle kamuoyunun dikkati başka
konulara kaymış olsa da, temel ivme yavaşlamadı. Teknoloji maliyetleri düşerken
ve talep artarken, iklim ve dayanıklılık yatırımları için iş gerekçesi her
zamankinden daha güçlü.
Şimdiye kadar,
emisyonları azaltmaya yönelik çözümler bu hızlı büyümeyi yönlendirdi ve ulaşım
ve mobilite segmentleri, 2024 yılına kadar toplam yeşil gelir artışının üçte
birini oluşturarak en büyük payı alıyor.
Ancak 2030
yılına gelindiğinde, karbon ve metan yönetimi, tarım ve arazi kullanımı,
döngüsel ekonomi ve atık yönetimi ile ilgili yenilikçi çözümler en hızlı
büyümeyi gösterecek (yıllık %10'un üzerinde).
Aralık 20, 2025
Sürdürülebilirlik ve Dış Ticaret Eğitimleri
Kasım 04, 2025
Şirketler Sürdürülebilirlik Bilgilerini Ne Kadar Paylaşıyor?
Dünya genelinde borsada işlem gören 44 binden fazla şirket var ve bu şirketlerin toplam değeri 125 trilyon ABD doları seviyesinde. Bu şirketlerden kaçı çevresel ve sosyal etkileri konusunda açık, yani sürdürülebilirlik bilgilerini paylaşıyor?
2024–2025 verilerine göre, yaklaşık 12 900 şirket sürdürülebilirlikle ilgili en az bir tür açıklama yapmış durumda. Bir şirketin bu kapsama girmesi için mutlaka tam kapsamlı bir sürdürülebilirlik raporu yayımlaması gerekmiyor; aşağıdakilerden biri yeterli sayılıyor:
🌻Sürdürülebilirlik raporu yayımlamak
🌻Sürdürülebilirlik verilerini içeren entegre yıllık rapor hazırlamak
🌻Ölçülebilir veriler içeren bir kurumsal sosyal sorumluluk (KSS) raporu sunmak
🌻Sera gazı emisyonlarına (Kapsam 1, 2 veya 3) ilişkin tam ya da kısmi veri açıklamak
Bu bilgi açıklamasını yapan şirketler, küresel piyasa değerinin %91’ini temsil ediyor.
